|
Pazartesi, Nisan 07, 2008
Eski haberlere ulaşımı kolaylaştırmak için bu giriş...
posted by A.T. at 16:25
Salı, Aralık 11, 2007
burası 2002 ve oncesi için...
posted by A.T. at 19:26
Pazartesi, Ağustos 04, 2003
KELKİT PLATFORMU- REŞADİYE Toplantısı-
Yollarda... Gece yolculuğunun sonuna doğru...


Kelkit'le karşılaşma... / Günü karşılayanlar... /



Selemen yaylasında kafileyi karşılayanlar:



Bu yaylada Yavuz Sultan Selim döneminden beri herşey değiş-tokuş yöntemi ile el değiştiriyor...



Karşı tepelerde kekikle beslenerek otlayanlar, burada ekonomik ve gastronomik dolaşıma giriyor!


Yaylada kahvaltı... Herşey doğal ve lezzetli...

Kelkit Platformu toplantıya başlarken...

Konuklar oyunlara katılıyor...



posted by A.T. at 19:41
KELKİT PLATFORMU- REŞADİYE Toplantısı - Birinci Gün: 1 Ağustos 2003, Cuma
Gelir gelmez; tepelere doğru...

Zınav Gölü...

Zınav'da günbatımı...







Zınav'da konser...

posted by A.T. at 19:23
KELKİT PLATFORMU- REŞADİYE Toplantısı - İkinci Gün: 1 Ağustos 2003, Cumartesi
Reşadiye'de sabah... Termal Otel'den Kelkit Çayı...

Erdem Kır'ına gidiliyor. Yolda Amazonları çağrıştıran atlı Reşadiye kadınları:

(Daha bu karelere giremeyen ve rüzgar gibi dağlarda seken küçük atlı kızlar da var!)

Erdem Kırı...

Bu suyun altında elini iki dakika tutabilene armağan ! var! / Çay pişirmeye çalışan çocuklar... / Kuzu çevirenler...

Metin Hoca ile röportaj yapılıyor... / Erdem yaylasına çıkanlara gıda desteği!

Topluca...

posted by A.T. at 19:11
Reşadiye Gölleri, Çitlice
Çitlice...

Kurt Gölü...

Keşkek ikramı...

Kızılcaören... Karsıdaki dağlar Ordu... Kızılcaören'in çok düzgün bir web sitesi de var: Kızılcaören.com! İstanbul'daki Kızlcaören Beldesi Kültür ve Yardımlaşma Derneği
Üyeleri tarafından hazırlanmış. İletişim için adres: bilgi@kizilcaoren.com

Sülüklü Göl... (Adı öyle!)
posted by A.T. at 18:54
KELKİT PLATFORMU- REŞADİYE Toplantısı - 2-3 Ağustos 2003

Reşadiye Kaymakamı Ferhat Kurtoğlu'nu makamında ziyaret...

Reşadiye Belediye Başkanı Hakkı Ünal Veda Gecesinin açılışını yapıyor...

Bu Reşadiyeli çift programlarına "Atatürk'ün Gençliğe Seslenişi" ile başlıyor...

Sonra yörenin halk oyunları ve semah gösterilerine geçiliyor...

Herkes onlara katılıyor...

Pazar sabahı... Kahvaltıda bir konuk: Reşadiyeli asil bir yavru köpek!
Kelkit Platformu Reşadiye Gezisi
Değerlendirme Toplantısı – 3 Ağustos 2002

Reşadiye Belediye Başkanı Hakkı Ünal “Kaymakamın önderliğinde Belediye ile elele” çıkıldığını vurguladığı “yol”da son üç gündür süren yoğun incelemelerin değerlendirileceği toplantıyı açıyor...
Ferhat Kurtoğlu, Reşadiye Kaymakamı
Kaymakam Kurtoğlu “Sosyal ve ekonomik gelişme için Reşadiye’de tarım ve turizm var. Kaplıca ile alınan turizm payı artmalı. Tarımda kapasite artımı çok önemli. Yem bitkileri ekiminde artış sağlayarak, süt hayvancılığını teşvik edeceğiz. 5000 tonluk bir süt işleme projesi hazırlıyoruz. Ayrıca ekolojik ürünler var. Amacımız bu alanda bir ‘Reşadiye markası’ oluşturmak” diyor ve ilçedeki “Yurt açığı”nın destek beklediğini de ekliyor.
Resul Tosun, AKP Tokat Milletvekili
“Protokol gereği karşınızda olduğum için pek sevindiğimi söyleyemem. Almus’taki Şenlik yerine buraya değerli Metin Hoca’yı dinlemeye geldim... Kelkit Platformu’nu kutlarım. Reşadiye bakir, çok göç vermiş bir ilçe... Göçenler sonradan gelip, villa dikiyor. Hemşehriler doğru yönlendirildiği takdirde villa yerine buradaki eksikliklere katkıda bulunabilirler. Ben gazetecilikten geliyorum. Kalkınma bilinçli olacaksa anlam taşır.” Resul Tosun, Kelkit Platformu’ndan çok önce kamu eliyle başlatılmış ve karmaşık ihaleler dizisi yüzünden bir türlü “kuvveden fiile çıkamamış” bir başka proje için şunları söylüyor: “Ayrıca Kelkit Platformu kadar sevindirici bir proje daha var,i müjdesini vereyim: Yeşilırmak Havzası projesi... Bunun kapsadığı 4 il için bilim adamları, üniversite mensupları buralara gelecekler, buraları gözden geçirecekler, nereye ne tesis yapılacağını söyleyecekler...”
Halit Deveci, Vali Vekili
“...Biz de Valilik olarak Atatürk’ün 7 kez kaldığı evin restorasyonunu yapacağız Tokat’ta. 26 Haziran Ata’nın Tokat’a gelişinin yıldönümü orada yapılır artık! Toplantıya başarılar diliyorum...”
Prof. Dr. Metin Sözen, Kelkit Platformu Onur Kurulu Üyesi, ÇEKÜL Vakfı Başkanı
“Türk toplumu yarım yüzyıldır oyalanıyor, cebindeki ‘hüviyet’i ‘kimlik’ zannediyor. Oysa biz Anayasa değiştiğinde ‘doğa ve kültürle varız’ diyen bir anayasa istiyoruz artık” diye söze başlıyor Metin Sözen. “1995’de Türkiye’nin yazarını çizerini, düşünenini Tokat’ta ilk kez topladık, kararlar aldık. Reşadiye de bu bütünün bir parçası. Sayın Milletvekilinin sözünü ettiği Yeşilırmak projesi bürokratik nedenlerle yılllardır gecikiyor. Çünkü yerelde belirlenmemiş bir proje gelişemez.
Kelkit Platformu’nu başlatan 3 ilçeden biri olduğu için şimdi Reşadiye’deyiz. Galatasaray-Taksim yürüyüşü Kelkit Platformu’nun ilk mesajıydı. Geçen yıl ‘Yeşilırmak yeşil kalsın’ dendi. Bu yıl ‘artık kendi topraklarınızdan göçmeyin’ mesajı verilecek.
Platform’un en temel özelliklerinden biri kimsenin kimsenin önüne geçmeden işbirliği yapılması. 15 belediye artık sık sık görüşüyormuş ve işbirliği yapıyorlarmış. Kelkit Platformu arkasında 115 belediye ile Tarihi Kentler Birliği’nin de desteğini buluyor... Şimdi herkesin görüşünü bekliyoruz ve not alacağız!”
Sonra devam ediliyor...
Sami Altınkaya, Dünya – CNN-Türk
“Karadeniz’de birlikte iş yapma yeteneği yok. Burada var. Örneğin Ağrı’da, Diadin’de termal su evlere kadar götürüldü. Burada da öyle birşey olsun.”
(Metin Sözen- “Burada da var böyle bir proje” diye Belediye’nin projesini açıklıyor.)
Hami Fidanoğlu, Kültur
“Reşadiye kitabında Havza’nın tarihi farklı anlatılmış. Bunun yerine sağlam bir broşür daha işlevsel olur. Doğa güzel ama doğal hayat yavaş yavaş bozulmaya başlamış. Şu aşamada durdurulabilirse, Reşadiye uluslararası arenaya bile taşınır. Havza dışında yaşayan hemşehrilerin ilgisi buraya çekilmeli. Kitlesel turizmden kaçınmalı, burada pekala eko-turizm yapılabilir.”
Ekrem Karabay, Reşadiyeli
“Burada kalan kısım cahil. Okuryazarlar göçtüler. ‘Devlet elini uzatacak’ diye bekleniyor. Biz herşeyi Ankara’dan çözmeye çalışıyoruz. Hükümetlerin tez tez değiştirilmesi ise çok kötü. Tam projeyi sunuyoruz. Hükümet değişiyor.”
(Dr. Mehmet Ünal – “Ekrem Amca, işte bu yüzden sivil bir organizasyon kurduk ya. Kendi sorunumuzu kendimiz çözeceğiz artık...”)
Ekrem Karabay –
“Ama artık üretim de durdu. Misal; bundan 15 yıl önce Ankara’ya 15-20 kamyon hayvan götürürüdük şimdi 1 kamyon götürüyoruz.”
Prof.Dr. Selçuk Erez – Kelkit Platformu Danışma Kurulu Üyesi
“Reşadiye’nin şanssız olduğu şeyler var. Birinicisi eski eser yok, ikincisi dışarıdan gelen 5 katlı ev yapıyor, üçüncüsü turiste alışık değil. Avantajları ise,doğa, orman ve hava. Bu koşullarda bildiğimiz anlamda turizm zor. O zaman organize av turizmi yapılabilir. Almanların yaptığı gibi. O zaman halk da turizme alışıyor. Bir geyik üretme çiftliği kurulabilir mesela.” (Selçuk Erez “Bir hocam burada hükümet tabipliği yapmıştı” diyerek, bir Reşadiyeli’nin hocasına yazdığı mektuptan alıntılar okuyarak, “cahil” denen halkın aslında ne kadar “arif” olduğunu kanıtlıyor.)
Mehmet Ata Tansuğ - Kelkit Platformu Danışma Kurulu Üyesi
“Reşadiyeli dostlara selam. Kaynak deyince hemen para anlaşılmamalı.Günümüzde insan kaynağının rolü de önemli. Getirilen maddi kaynak insan kaynağı ile dengelenmezse onun adı ‘iane’ olur. İnsan eksiğinin giderilmesi için göçenleri geri getirmeli. Bunu unutmadan planlama yapmalı.”
Reşadiye Eski Belediye Başkanı
“Taksim’de Reşadiye’yi kıl çadırın içinde temsil ettik. İstanbul’a göçen Reşadiyeli’ler bize acaip tepki gösterdi. Biz kıl çadırda mı yaşıyoruz diye.”
Güngör Uras – Öğretim Üyesi, Yazar
“Reşadiye’de toplantı öncesi yaptığım gözlemlerin sonucu şöyle:
1- Salt Reşadiye zor, konu Kelkit Platformu içinde ele alınmalı
2– Reşadiye’nin ve benzeri kentlerin en önemli varlığı doğal çevre. Oysa yavaş yavaş bir beton kirliliği etrafı sarıyor. Bu yörenin sunumunu engeller.
3- Üretimi artırmak, mutluluğu artırmak demek. Neyin üretileceğine en iyi kararı buralılar verir.
4- Bilinçlenme önemli. Bu olunca yöre insanı elele verebiliyor.”
Mehmet Önder- Reşadiye İş Eğitim Dayanışma Derneği Başkanı
“Biz eğitim ve işadamlarını örgüteyenler olarak Platform’a ve Reşadiye’ye her türlü desteğe zaten hazırız. Önemli olan projeler...”
Avniye Tansuğ- Kelkit Platformu Danışma Kurulu Üyesi
“Bilgi Çağı’nın elektronik iletişim ortamı İnternet’i unutmayalım. Bu ortamdan sadece haberleşme için değil, üretimin canlanması için eğitim ve elektronik ticaret bağlamında yararlanmak çok kolay. Tıpkı Uçhisar’da örneğinde ölmüş bir yöresel sanat, kilimciliğin canlandırılıp, bütün dünyaya satış yapılan www.kilimwomen.com olduğu gibi. Bu yöredeki halı tezgahları boş duruyor. Dün Kuzbağı’da Mehmet Tansuğ saptamış; ‘cicim’ler için çıkrıklarda ‘orlon’ kullanılıyor. Yazmaların oyaları artık pamuk yerine naylon iplikle yapılıyor. Kentsoylu bunları istemiyor, özgün olanı arıyor...Ayrıca hemen resadiye.org, net ve com alan adları alınıp, kapsamlı bir Reşadiye web sitesi yapılmalı...”
(Tansuğ’a bu sırada “Mavibilgisayar Internet Cafe” desteğinde hazırlanmış bir web adresi iletiliyor: http://www.resadiye.gen.tr.tc/ )
Dr, Mehmet Ünal – “Halk buna çok hazır oysa.”
Hakkı Ünal – Reşadiye Belediye Başkanı
“İller Bankası’na borçlandık. Kaynak aktarımı gerekli. Termal turizm tesisine halk da satılacak turistik hatıra eşyası getirmeli.”
Dr.Hasan Avşar
“İstanbul’da somut projelerimiz var.”
Ferhat Kurtoğlu- Kaymakam
“Görüşleri aldık. Şimdi sıra bizde! Çok çalışmamız gerek...”
Metin Sözen
“İyiniyet iyi birşeydir ama bilinçle pekişmediği zaman yanlışa dönüşebilir. Pamukkale ağardı, çünkü artık üzerinde yol yok. Burada da güzelim göllerin etrafında abuk sabuk yapılar olmayacak. Doğa ve kültürün bir arada olmadığı yerde kalkınma da olamaz. Hepinize başarılar diliyorum!”
Sonra yukarıdaki hatıra fotoğrafı çekiliyor ve Turhal'a hareket ediliyor...
OTOBÜS FORUM
Turhal’da öğle yemeği ve kent turundan sonra İstanbul’a doğru dönüşe geçiliyor. Yolda, katılımcıların görüşleri alınmaya devam ediliyor...
Hami Fidanoğlu- Kültur-
Turizm envanteri yapılması gerek. Yurtdışı fuarlarda tanıtım da genellikle işe yarar. Yörenin insanları eğitilmeli, ‘rehber yanında mihmandar’lar bile yetiştirilebilir. Doğa bozulmamış ama bozulmayacak demek değil bu. Termal Turizm Tesisi’nde konaklamanın kalitesi hiç fena değil. 4 yıldızlı otel standardında... Eko-turizmle uğraşan seyahat acentelerini davet etmek gerek buraya. Kelkit Havzası genelinde ise emek/yoğun bir iş olduğu için turizmle başlamak gerek... Kaplıcalar Birliği’ne de üye olmak gerek ve hemen bir tanıtım broşürü, bölge broşürü yapmalı.
Güzide Kosifoğlu – KülTur -
Otelin eksiklikleri personelin deneyimsizliğinden kaynaklanıyor. Banyo temizliğinde ekiklikler var ama bu sadece deneyimsizlikten kaynaklanıyor. Yoksa altyapı gayet güzel. Yapılaşma ise doğayı bozmaya başlamış.
Şenay Ordu- Hürriyet -
12 saat otobüs yolculuğu çok uzun. Bunun yerine yolculuğu parçalayıp, ‘Samsun’dan 3 saat’, ‘Ankara’dan bu kadar saat’ gibi caydırıcı olmayan boyutlar konuşulmalı...
Mehmet Ata Tansuğ- Kelkit Platformu Danışma Kurulu Üyesi
Konuları tek tek ele almak kötü alışkanlık. Turizm alt başlık olarak alınmmalı. Aramızda planlamacılar vardı görüşlerini tam alamadık, örneğin Güngör Uras ve Nuran Uras. Planlama aşamasını aşarak konuya girince konuyu anlamlandırmak güçleşiyor. Reşadiye havzada her iki tarafa eşit mesafede. Bu yüzden rada yapılanlar yorumlanacaktır. Göç Türkiye’de bir yazgı. Eko-turist geldiğinde organik tarım ürünü isteyecek. Bunun ne olduğunu da bilmekte. Hizmeti yörenin insanlarının sunmasını isteyecek. Alternatif turizm zordur, kolayı zaten yapılmış. Burası aslında kür merkezi olarak daha işlevsel olacak. Almanya sosyal sigortalar kurumu sigorta para transferi yapmakta, Ege’de bazı tesisler faydalanıyor bundan, burası da yararlanır. Eko-turizme organik tarıma girerken de acele etmemeli. Uzun yolu pekala parçalayabiliriz. Turizm de zaten bir çemberler sistemi değil midir? Önce işe yakından başlanır, sonra uzak çemberler eklenir...
Sami Altınkaya, Dünya – CNN-Türk
Farklı olmadıkça başarmak zor. Termal Otel çok iyi ama Afyon termalleri ile kıyas yapılamaz. Tokat’ta hava limanı var, küçük uçaklar pekala çalışır. Sanayiciler de örgütlerin içinde olmalı, bunları doğru yönlendirmeli bunlara model göstermeli. Nehir yükseltilip, tekne gezileri ve ulaşım da yapılabilir.
Ilgın Sözen ~ NTV - ÇEKÜL
Sevgi önemli. Bu insanlar yörelerini çok seviyorlar.
Alican Durbaş ~ ÇEKÜL Gönüllü
Ben tam bir kültür patlaması yaşadım. Yaylalar güzeldi sonsuzluğa uzanan... Keşkek ve bal da çok güzeldi. ÇEKÜL’ün Kelkit Platformu’nda öncülüğü başaracağına inancım tam.
Prof. Dr. Seyfettin Uludağ ~ İÜ Cerrahpaşa Tıp Fak. Dekan Yrd.
Kaplıca niye ilgi çeksin? Bunun gerekçelerine eğilmeli...
Refik Durbaş ~ Sabah
Edebiyat turizmi bile yapılabilir, mesele oradakileri tutmak için ne yapmak gerek? Buna bakılmalı. Apartları yıkmalı bölgenin evlerie uygun örnekler yapmalı. Belediye içinde bir büro kurulması, Rent a Car işini de ayakta tutacaktır.
Bahar Okumuş- Delos Tur
Alican gençlere eko-turizmin anlatılması gerektiğini gösterdi. Termal tesisteki apartları yakın çevreden gelenler kiralıyor, personel de bu yüzden amatörlüğünü atamıyor... Turizm eğitimi önce yurtiçinde tanıtmak gerek. Altyapı önemli tabii. Bir de yobazlık olmamalı...
Karayolu ile sağlanan ulaşımın yanısıra, Samsun ve Ankara Havalimanlarının ve bağlantılı karayolu ulaşımının alternatif olması bir avantaj. Ancak tam çözüm değil. Bizler turizmci olarak yapacağımız tur programlarında karayolunu biraz daha cazip hale getirebilmek için İstanbul çıkışlı , sonrasında Sungurlu , Tokat ve en son Reşadiye konaklamalı olarak bölümlere ayırabiliriz. Uçak alternatifini pek düşünmeyiz. Çünkü bu bizim maliyetlerimizi çok fazla artıracaktır. Bizler kişilere bu yörelerimizi tanıtalım derken yalnızca gidilecek yerin doğal güzelliklerinin, tarihinin ve kültürünün değil fiyatının da cazip olmasını sağlamak zorundayız. İleride talebin de artması durumunda belki Tokat’a da uçak seferleri başlatılabilir.
İlk önce bu bölgenin yurt dışına değil, yurdumuzun insanına çok iyi bir şekilde tanıtılması
gerektiğini düşünüyorum. Bunu da yapabilmek için o yörenin yollarının, konaklama tesislerinin, yemek yenilebilecek restorantlarının, ulaşımlarını sağlayacak araçlarının, en önemlisi turistlere hizmet verecek elemanlarının eğitimli ve işlerini en iyi şekilde yapabilmeleri gerektiğine inanıyorum.
Bizler Reşadiye Termal otelinde konakladık. Şu anki durumda olabileceğinin en iyisi. Bizler eminiz ki otel yöneticileri de çalışan arkadaşlarda ellerinden geleni yapıyorlar ve daha iyisini yapmak için de hazırlar. Çünkü ben hepsinin gözlerindeki O UMUT IŞIĞINI gördüm. Şöyle düşünülebilir; “şuan tesis Reşadiye çevresinden ve yakın illerden gelen ailelere hitap ediyor. Uzun süre bu şekilde devam etsin. Böylelikle hem tesis hem de hizmeti sağlayan elemanlar acemiliklerini bu şekilde üzerlerinden atabilirler. Sonrasında da daha farklı ve daha yoğun bir turist kitlesine hizmet ederler ve halk da turizmden kazanır” Bence bu düşünce de yanlış. Çünkü gözlemlerim ve tesis ile ilgili yetkili kişilerle görüşmelerim ışığında yakın çevreden bir çok ailenin tesisin apart kısımlarında kaldığını ve rezervasyonlarını bir sene öncesinden yaptırdığını öğrendim. Çünkü aileler kendi yemeklerini kendileri yapmak ve çocuklarıyla serbest hareket etmek istiyorlar. Yani tam anlamıyla otelde konaklama kültürü onlar tarafından henüz benimsenememiş. Durum böyle olunca ileride daha iyi şartlarda daha fazla turiste hizmet verilmek isteniyorsa öncelikle eğitime önem verilmeli, tesisin termal suları en iyi şekilde değerlendirilmeli, kür merkezi denilen yerin tüm donanımı ve uzman doktorları ile birlikte sağlıklı ve bilinçli bir hizmet vermesi sağlanmalıdır. Gençliğin ilgisinin bu bölgelere çekilmesi şarttır. Kampların yalnızca deniz , kum, güneş ile sınırlı olmadığını, yurdumuzun farklı yerlerinde alternatif olarak çok fazla seçeneğin olduğu da onlara gösterilmelidir. Eminim ki onlar doğal yaşamı gördüklerinde daha mutlu olacaklar ve olağan yaşamlarının dışında farklı bir ortamda bulunduklarından dolayı büyük heyecan duyacaklardır. Bu da gençliğin daha bilinçli, çevresine saygılı ve özüne bağlı olmasını sağlayacak, kültür değerlerini yitirmemesi gerektiğini anlamalarına yardımcı olacaktır.
Çeşitli toplantı ve organizasyonların bu bölgede yapılması da söz konusu. Ancak bu tür organizasyonlarda toplantı yapılacak salonlarının yanında, havalandırma sistemi, teknik ekipmanları, talebi karşılayacak konaklama tesislerinin ve kolay ulaşımın olması şart.
Altyapı; turizmde karşımıza sıkça çıkan sorunlardan EN ÖNEMLİSİ. Önce turist gelsin, biz potansiyeli görelim, daha sonra tedbirimizi alırız, politikasıyla lütfen hareket etmeyelim. Turistin gelmesini beklemeden elimizdeki kaynakları iyi araştıralım ve altyapıyı hazırlayalım. Önceleri sıkıntı çekilecektir. Ama iyi sonuçlar alındığında tüm emeklere değildiği anlaşılacaktır.
Tesislerimizin ve yöremizin gelişmesini istiyorsak , emsallerini gidip araştıralım. Onların iyi taraflarını alalım ve kendi projemizin iyi yönde gelişmesi için uygulayalım. Kendi çemberimiz içinde sıkışıp kalmayalım.
Yöre tanıtımı için medya kullanılabilir. Ancak bu yöntemin de her zaman yarar getirdiği söylenemez. Bizlerin prensibi; geliştirmek ve tanıtılmak istenen yerlerin doğal yapısına zarar verilmeden, yöre insanına katkıda bulunularak, gelen turiste en iyi şekilde hizmet sağlamak olacaktır. Bazan plansızca yapılan tanıtımlar, lüzumsuz bir talebe yol açmakta ve geriye dönülmesi bazan mümkün olmayan sorunlarla bizleri karşı karşıya getirmektedir.
Basından bir arkadaşımız fotoğrafçıların dikkatinin bu yöreye çekilmesi gerektiğini belirtti. Üstelik onlar konaklama olarak basit yerlerde de kalabilirler diye de ekledi. Ona göre bölgenin fotoğrafları çekilecek, yurt içinde ve dışında tüm kitlelere ulaştırılacak. Peki bu fotoğrafları gören insanlar bölgeye geldiklerinde nerede kalacaklarını, nerede yemek yiyeceklerini, sağlık koşullarını, ulaşım araçlarını, nelerle karşılaşacaklarını bilmezlerse tüm çekilen güzel fotoğrafların ne anlamı kalacak?
Çitlice’yi gezerken Belediye Başkanının oğlu orada yağmurdan sonra mantarların çıktığını ve çok farklı bir tadının olduğunu söyledi. Düşünüyorum da gruplarımıza tur sırasında doğal ortamda mantar toplama ve onun yemeğini yapmaları için fırsat tanısak kimbilir nekadar hoşlarına gider! Bizler hep savunuyoruz; turizm ya tamamen bütün olanakların ve kalitenin en yüksek olduğu noktada yapılmalı yada DOĞAL ORTAMA DOKUNULMADAN, ÖZÜ BOZULMADAN , ÇEVREYE ZARAR VERİLMEDEN YAPILMALI. Bölgedeki kır evleri, yayla evleri, bu anlamda değerlendirilebilir. Turistler buralarda ağırlanabilir. Doğa yürüyüşleri yaptırılabilir, geleneksel düğün törenleri izletilebilir, farklı el sanatları tanıtılabilir.
Yöre halkının dışarıdan gelecek turistler ile ilgili bilinçlendirilmesi gerekmektedir. Onlar sayesinde para kazanacaklar, hayat standartları yükselecek, farklı topluluklarla karşılacaklar. Zaman zaman bunlardan hoşlanmayacaklar belki, belki de yaşamlarının değişmesinden ve çevrenin tahrip edilmesinden korkacaklar. Ama şunu unutmayalım atılan doğru adımlar bu korkuların hepsini yok eder, doğru adım atabilmemiz için de yapıcı eleştirilerden ve yeni fikirlerden kaçmamamız ile mümkün olacaktır. Gezi sırasında gördüğüm kadarıyla yöre halkı bu tür topluluklardan bazan memnun kalıyor, bazan da kafasında soru işaretleri oluşturuyor. Bizler elimizden geldiğince onların kafasında eğer oluşmuş olumsuz izlenimler varsa onları silmeye çalışacağız. Yani her alanda olduğu gibi turizmde de doğru zamanda doğru atacağımız adımlarla duyulan her türlü korkuyu ve olumsuzlukları ortadan kaldıracağız.
Romain Narcy- ÇEKÜL
Daha çok Türkçe öğrenip buraya yine geleceğim...
Başak Çaka~ National Geographic
İlk kez ÇEKÜL’le tanıştım . Bölgeyi de ilk kez gördüm, IFSAK gibi bir stk ile işbirliği içinde olunursa, bölgenin tanınması kolaylaşır. Trekking kulübü gibi projelerle görsel medyada yer alınması da işi hızlandırır. Bir web sitesi önemli elbette, Anadolu’da gezip kitap dağıtan eşekli bir kütüphaneci var, bunun gibi bireylerin bilinçlendirilmesi gerek. Bir büro açıp ÇEKÜL devreye girmeli.
Metin Sözen-
Durbaş da benzer birşey söyledi. Türkiye’de geçmiş deneyimler yazılmadığı için geçmiş şeyleri tekrar konuşuyoruz. Biz halkın örgütlenmesini özellikle destekledik. Kuşakların arasındaki yaş dilimini aşmak için köprü gerek biz sansürlü kafalarla konuşuyoruz, bu hareketlerin içinde gençler olmalıdır. ÇEKÜL’ü de yönetenler Gençlik Birimi’ndekilerdir...
Not: Bu notlara eklenmesini istediğiniz içerik ya da düzeltme varsa cekul@cekulvakfi.org.tr veya doğrudan bana avniye.tansug@cekulvakfi.org.tr ) iletebilirsiniz...
A. TANSUĞ
posted by A.T. at 18:44
Salı, Mayıs 27, 2003
Çevre ve Kültür Evi'nde Küçük Menderes Havzası Değerlendirme Toplantısı, 25 Mayıs 2003
Havza Boyutunda Koruma ve Kalkınma İçin...
Gezi - tozu faslı bitti. Birazdan herkes kendi kentine dönecek. Birgi Çevre ve Kültür Evi'nde ÇEKÜL'ün tüm Ege Bölgesi yöneticileri toplanmış...Metin Sözen bir durum değerlendirmesi yapıyor... Bu esnada, 14 Mayıs'ta Tokat'ta yapılan ÇEKÜL Kelkit Platformu'nda olduğu gibi, danışma ve onur kurulları oluşturulmasına karar veriliyor.
Bu kurullara seçileceklerin, yerel, ulusal ve uluslararası ilişki ağlarına sahip olmasının önemine değiniliyor. Sözen, "Örgütlenme şemasını ve havza sınırlarını siz çizeceksiniz. Kelkit Örgütlenmesi gibi gruplara ayırın: Ekonomi, İletişim, Tarım, Çevre, Turizm..vb. Her bir grupta en az beş kişi yer alacak. Biri genç, biri yerel, biri bölgesel boyutta önemli kişiler olabilir. Onur kurulu üyeleri Ödemiş, Konaklı ve Bademli’de seçilsin. Danışma Kurulu adayları belirlensin." diyor.
Sözen, "Buranın öncelikleri; Doğal değerlerin korunması. Neyin nasıl yapacağına aranızda planlayacaksınız. Doğal değerlerin zenginleştirilmesi, köylünün moralini yükseltici hızla sonuç alıcı projeler hayata geçirilmeli. Tarımsal ilaçların az kullanımı gerekiyor. Bu konuda üniversiteler çok ihtiyaç var. Alev Coşkun 9 Eylül Üniversitesi ile yakın ilişkiler kurabilir. Ege Üniversitesi, Yüksek Teknoloji Enstitüsü ile ilişkiler güçlendirilmeli. diyerek Birgi Evi'ne bağışta bulunacakların adları ve katkıları saptanırken, bir yandan da envanter oluşturulmasını, armagan verenlerin adlarının bina dışında bir duvara açıkça yazılmasını, Birgi'de sürekli sergiler açılmasını, ayrı bir web sitesi ile sağlam elektronik iletişim ağı kurulmasını, "Sağlıklı yaşamak isteyen Birgi'de yaşasın" (Dr. Arif Tarım'ın bir makalesi) türünden içeriklerin bu web sitesinde bulundurulmasını ve sağlıklı bilgi edinme/haber alma ağları oluşturulmasını salık veriyor...
Evlerin içi sizin, yüzü hepimizindir!
Ankara'daki "seçilmişler"in izlenmesinin de önemli olduğunu vurgulayan Sözen, son olarak, "Birgili'lerle anket yapın, 'kaç kişi restroasyon istiyor' diye. Paramız oldukça veririz, küçük onarımlarla yüzü gülecek evleri için ise önce bir gözlem ekibi, sonra da bir boya badana ekibi kurun. 'Evlerinizin içi sizindir, yüzü ise hepimizin!' gibi bir kampanya başlatın." diyor...

Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, Ödemiş'teki "Çevre Kültür Turizm Birligi" ile işbirliği yapılabileceğini vurguluyor. Ekolojik tarım için mücadele verdiklerini belirtip, Ödemiş'teki Tarım Yüksek Okulu'nun kaldırmaya kalkışılmasını eleştiriyor. Kent Tarihi Müzesi için DDY'e ait bir binanın alınmasında destek gerek gerektiğini de belirten Işılgan, Gölcük gölünün ıslahı konusunda Nehrozoglu zamanında yapılan ve sonra "kaybolan" projeyi bulduklarını söylüyor. Toplantıda bulunan İzmir 2. No'lu Koruma Kurulu Başkanı Serpil Hanım, Gölcük için bir onaylı koruma imar planı bulunduğunu hatırlatıyor...
(Sonradan, Dr. Tarım ile yaptığı konuşmadan, ÇEKÜL Genel Sekreteri Betül Sözen'in, o sırada Birgi'de Dr. Arif Tarım başkanlığında bir "Biyolojik Çeşitlilik Ekibi" kurarak, Bozdağ otlarının değerlendirilmesini düşündüğü anlaşılıyor.)
Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Küçük Menderes Havzası projesine Kiraz ve Beydağ'ın da katılmasının gerektiğini söylüyor. Bölgedeki meyvacılığının canlanması için "Kiraz fidanı" dağıttıklarını, "şimdilerde kestane fidanı" dağıtılacağını ama "yine de bunun yeterli sayılmayacağını" belirtiyor. Eriş, önemli olanın belli politikalar dahilinde bu fidanların yetiştirilmesi olduğunu vurgulayarak, "Ödemiş ve Bademli’de süs fidanı üretimi yapılması için çalışmalar yapılabilir. Kestane üretimini artırmaya yönelik çalışmalar yapılabilir. Bademli’deki kooperatifle ceviz ve kestane fidanlarının üretimi üzerine işbirliğine geçilebilir." diyor. Arasta'da artık uygulamaya geçilmesi gerektiğine de değinen Eriş, Belediye Kültür Merkezi binasının üstüne eğilinmesi gerektiğne dikkat çekiyor. "Küçük Menderes nehrinin arıtma işi havzadakilerden geçiyor, biz kendi payımıza çöp deponi alanı için gerekli kamulaştırmaları yaptık. Devlet Demiryollarından 49 yıllığına binanın kiralanması ve bir kent müzesine dönüştürülmesi işinde de gerekli başvurular yapıldı." diyen Eriş'ten sonra Ödemişli -eski Turizm Bakanı- Alev Coşkun konuşuyor...
Korumada Kuvayı Milliye Ruhu"
'Beydağ' kitabının yazarı Mestan Yapıcı'ya gönderme yapan Coşkun, Küçük Menderes Havzası için elle tutulan ve tutulamayan kültürel içeriğin fazlasıyla mevcut olduğunu belirterek, "Bugünkü toplantıda ortaya çıkan şey; 'çagdaş demokrasi'dir. Budur işte, bu işten kıvanç duydum. Üzerime düşenleri er gibi çalışarak ben de yapacağım." diyor. Bölge’de Valilik kanalı ile köylere hizmet birliği adı altında çalışan Çevre ve Kültür Birliği kurulmuş. Bu kanalla, Valilik Belediyelere fon aktarabiliyor. Birliğin içinde İl Genel Meclisi üyleri , Köylüler, yerel yönetimler yer almakta. Coşkun, bu girişimin de tam bir "Kuvayı Milliye" ruhu ile yapıldığını söylüyor.

Emin Başaranbilek toplantıyı kapatıyor...

Çevre ve Kültür Evi'nin zemin katında sergide hatıra fotoğrafı!
posted by A.T. at 04:48
Birgi'de İkinci gün: Andaç Evi'nde kahvaltı, gezi ve dönüş yolu... - 25 Mayıs
Bir gün önce de uğranılan, ancak telaşeden ve yağmurdan tadına pek de varılamayan "Andaç Evi"ne gidilmek üzere Ödemiş'ten otobüsle yola çıkılıyor 25 Mayıs Pazar günü...

Otobüste Metin Hoca neşeli... "Uçaçelik" soyadı buralarda çok yaygın. Ödemiş, Hulusi Uuçaçelik Anadolu Lisesi'nin Birgi Çevre Kültür Evi Açılışı anısına yaptırdığı tabak... Birgi ÇEKÜL gönüllüleri diş hekimi Nadide-Nurkan Güntel ve Ali - Özlem Türer'in pansiyona dönüştürmek amacıyla ortaklaşa aldıkları Andaç Evi'ne komşu ev...

Burası bir "feng-shui" cenneti bir yandan da sanki. Evsahibi Gülsün Başaranbilek, öyle olmadığını söylüyor... Sabah ikramı, "tengül" ve "tavşan kanı" çay!

Elle tutulan ya da tutulamayan, kültürün taşınması önemli!
Birgi'nin bir "bilge ninesi" var. Umriye Nine. Bozdağ'ın şifalı otlarıyla doktorlara fark attıran! O geliyor ve Sözen'lere bir "damat iç gömleği" ile "gelin başörtüsü" armağan ediyor... "Gelin" hemen kullanıyor armağanını, "damadın" işi zor!


Zeynep Boratav resim çekmekten yorgun... Üst kat penceresinden bahçe... Eskiden felsefe öğretmenliği yapan Gülsün Hanım'a öğrencisi Karikatürist Selçuk Demirel'den bir anı! Yaz okulu anısı bir ahşap heykel yine... At nalları ve nal çivileri kullanılmış bolca...

Emin Başaranbilek ve Birgi tablosu... Sağda yörenin gelişkin aile kültüründe yeri olan "Yaş Tahtası"... Her bireyin doğumundan başlayarak, yaşamı boyunca geçirdiği önemli evrelerin fotoğrafları bu çerveve içindeki kutularda yerini alıyor... Emin Bey ve Gülsün Hanım ortak bir "Yaş Tahtası'"a sahip... Son karede oğulları (aşağıda) Mehmet Başaranbilek yer almış...

Genç mimar Mehmet Başaranbilek ve Birgi Arasatası'ndaki 17 No'lu "işliği"... (Ortada açık ve kapalı hali ile hayli ilginç -gümüş- kültabağını sayfamızı ziyaret eden tasarımcılar için özellikle görüntüledik!)
> 
Mehmet'in komşusu; Antik Berber Emin... Berber Emin tarifesini pek yenilemediğini söylüyor. "Yalnız sakal: 750 TL"

Karakteristik sakalı ile bir müşteri Berber Emin'in koltuğunda... Ancak saçı da antik araç-gereçle yıkanmaya teşebbüs edilince "teşekkür edip, ben almayayım" yapıyor kibarca! (Bu rolü fedakarca oynadığı için Tolga'ya çok şey borçlandık! Teşekkürler Tolga...)

Dönüş yolu... Bozdağ'ın sunduğu güzellikler bitmiyor...
posted by A.T. at 04:47
Ödemiş'te 24 Mayıs sabahı...

Ödemiş... 24 Mayıs 2003, Cumartesi sabahı. Solda bu ziyarette konaklanan Helvacıoğlu Oteli'nin tam karşısındaki park ve Cumhuriyet dönemi Arasta esnafı çoktan dükkanları açmış, o gün gelecek önemli konukları bekliyor... Ortada Ödemiş Belediye Başkanı Mehmet Eriş, Tarihçi Mehmet Bey, Prof. Dr. Cengiz Eruzun, Prof.Dr. Metin Sözen, ÇEKÜL K.Menderes Havza Koordinatörü Arkeolog, Ressam, Yazar Emin Başaranbilek, Ödemiş Kaymakamı Erkan Işılgan, Birgi Belediye Başkanı, arkada (mavi gömlekli) Çekül Birgi gönüllüsü, Ödemiş Belediye Meclisi Başkan Yrd. İnş. Müh. Ali Türer... Metin Sözen'in elinde o günkü Küçük Menderes Ticaret Gazetesi var. ÇEKÜL Birgi Temsilcilerinden Ziraat Mühendisi Özkan Akgün'ün köşe yazarlarından biri olduğu gazetede Birgi Çevre Kültür Evi'nde bir hafta önce yapılan "Patates Konferansı"na da değinilmiş...
Sağda, "Atatürk'ün Şeceresi". 23 Nisan 2002'de Ödemişli hattat Gazi Hattat (0532 7126873) düzenlemiş... Arkadaki Çay ocağı bu ve benzeri Atatürk belgeleri ile süslü...

Ödemiş Meşrutiyet Mahallesi Muhtarlığı, o gün "sunum mahalli" de olmuş... Birazdan Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri Kemal Nehrozoğlu ve eşi Müşerref Nehrozoğlu geldiğinde burada inceleyecekler yapılan çalışmaları... Nehrozoğlu eskiden İzmir Valisi iken, Valilik yaptığı diğer iller ve çevrelerde olduğu gibi Ödemiş'te çok iz bırakmış... Çok sevilip sayılıyor ve heyecanla bekleniyor...

Bu tahta takunyaları nedense görüntülemek gerektiği zehabına kapıldık! İlerde ne işe yaradığı bile unutulabilir kaygısıyla mı? Belki.
Sağda "Küpü doldurmak" deyiminin tam tersi bir görüntü! Küple dolu bir balkon...
 

Hürriyet Meydanı! Beklenen konuklar Mestan Efe heykelinin "belirleyen" olduğu meydanda karşılanıyor...

Sağda konvoyu izleyen Eruzun ve Ekinci...

Karşılama sırasında bu resimleri bürosunun penceresini kullandırarak, rahat rahat ve de biraz "kuşbakışı" çekmeye olanak sağlayan konuksever Serbest Muhasebeci Coşkun Çetin ve elemanı Alim Cansever... (Sade kahve ikramı için de teşekkürler! )

Solda Metin Sözen, BayanEriş, Bayan Göksu ve Müşerref Nehrozoğlu ile Arasta gezisi sırasında... Soldan ikinci resimde Bayan Göksu, ortada Kemal Nehrozoğlu, sağda İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu. Sunum sırasında...

Belgeler sunulurken, "Belgeleme" sürüyor! Ortada 3. resim, "Kadınlar Pazarı"... Ödemiş'ten...

Ödemiş Belediye Kültür Merkezi ziyareti... Burası Cumhuriyet mimarisinin en anlamlı örneklerinden biri ve bir tiyatro salonu yapılması için DÖSİM'in daha önce ayırdığı fonun işleme konmasını bekliyor... Sağda ÇEKÜL Kuşadası Temsilcisi Dr. Ayşe Şerifoğlu.

Cengiz Eruzun - Metin Sözen...
Ödemiş ile ilgili web kaynakları:
Ödemiş Belediyesi (Yapım aşamasında)
Ödemiş Organize Sanayi Bölgesi
Ödemiş, Bademli'de yapılan "II. Ulusal Fidancılık Sempozyumu" Bildirileri
Evren Seçkal'ın "Türkü Dostları" sitesinde Efe Türküleri
Yamaç Paraşütçüleri için Bozdağ bilgileri
"Texas Tech" Üniversitesi'nden "Uysal ve Walker" Türk Öyküleri Sandığı'nda Ödemiş öyküleri...
ÇEKÜL Web-kütüğünden arşiv haberleri: Haber (1) ve Haber (2), Yaz Okulu (3), Birgi...
* * * * * * * * * * * * * * * * * * * * *
posted by A.T. at 04:40
|